Türkiye'nin en az tuzlu denizi. Büyük nehirler üstünü tatlı suyla besler; 200 metrenin altında ise oksijen yoktur. Bu sayfa denizin nasıl oluştuğunu, kıyısına neden bu kadar yağmur düştüğünü ve 15 kıyı ilini anlatıyor.
Yüzölçümü436.400 km²
En Derin Yeri2.212 m
Ortalama Derinlik1.253 m
Tuzluluk‰17 – ‰18 (en düşük)
Türkiye'deki Kıyısı (anakara)1.695 kmAdalarla 1.701 km
Kıyı İli15 İl
Yükleniyor…
Kimi Zaman Göl, Kimi Zaman Deniz
Karadeniz, Tetis Okyanusu'nun kuzey kalıntısı olan Paratetis Denizi'nden doğdu: kıtaların arasında sıkışıp kalan büyük bir çöküntü çanağı. Üçüncü ve Dördüncü Zaman boyunca kimi zaman tatlı su gölü, kimi zaman tuzlu deniz oldu. Yaklaşık 7.500 yıl önce boğazlar açılınca bugünkü gibi Akdeniz'e bağlandı. Kıyıdan sonra taban dik bir yamaçla 2.000 metrenin altındaki düzlüğe iner; en derin yeri orta kesimde, 2.212 metre.
Kıta sahanlığı, Samsun deltalarının çevresi dışında çok dar.
Kuzey Anadolu Dağları kıyıdan hemen yükseldiği için deniz birden derinleşir.
200 metrenin altındaki suda oksijen yok; su hidrojen sülfürle doymuş.
Dağa Çarpan Nemli Hava
Kuzeyden gelen soğuk Sibirya ve kutup havası deniz üstünden geçerken nem alır ve yumuşar. Nemli hava kıyıya paralel uzanan Kuzey Anadolu Dağları'na çarpar, yükselir ve soğur; Türkiye'nin en bol yamaç yağışı böyle oluşur. Rize'de yıllık yağış 2.300 mm'yi aşar. Sonuç, her mevsimi yağışlı ve yaz ile kış arasındaki sıcaklık farkı en az olan Karadeniz iklimidir.
Kışın karanın fazla soğumasını engeller, kıyıda don olayları azalır.
Yazın kuraklığı önler; kurak mevsimi olmayan tek iklim kuşağımız budur.
Yüksek dağlar deniz etkisini İç Anadolu'ya geçirmez, iç kesimler karasallaşır.
Karadeniz kıyısı çoğunlukla boyuna kıyı tipindedir: dağlar kıyıya paralel uzanır, kıyı çizgisi düz ve falezlidir. İstisnalar Samsun'dadır; Kızılırmak ve Yeşilırmak'ın getirdiği alüvyon Bafra ve Çarşamba deltalarını kurmuştur. Sinop'ta ise bir tombolo, yani saplı ada, Türkiye'nin tek doğal korunaklı limanını oluşturur.
Boyuna Kıyı TipiDelta Kıyıları (Bafra ve Çarşamba)Tombolo (Sinop İnceburun)
Kıyıyı Dolaşan Halka
Karadeniz'in ana akıntısı, denizin kenarını saat yönünün tersine dolaşan büyük bir halkadır; adı Kenar Akıntısı. Gürcistan kıyısından Doğu Karadeniz'e girer, Sinop Burnu'nu dolanıp batıya, İstanbul Boğazı'na doğru ilerler. Nehirler bol su getirdiği ve buharlaşma az olduğu için Karadeniz'in yüzeyi Marmara'dan yaklaşık 30-40 cm yüksektir. Bu fark, İstanbul Boğazı'ndan Marmara'ya akan güçlü yüzey akıntısını doğurur.
Kenar Akıntısı: Türkiye kıyısı boyunca doğudan batıya, saat yönünün tersine akar.
İstanbul Boğazı üst akıntısı: Karadeniz'in fazla suyunu Marmara'ya, oradan Ege'ye taşır.
Katlar karışmaz: üstteki 150-200 metrelik hafif, az tuzlu su, alttaki ağır ve hidrojen sülfürlü suyun yükselmesini engeller.
Nehirlerin Tatlılaştırdığı Deniz
Karadeniz, büyüklüğüne göre dünyanın en geniş nehir havzalarından birinden su alır. Avrupa'nın ikinci büyük nehri Tuna başta olmak üzere Dinyester, Dinyeper, Don ve Türkiye'den gelen Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya ve Çoruh her yıl yaklaşık 350 milyar metreküp tatlı su getirir. Buharlaşma, yağışla ve nehirlerle gelen sudan az olduğu için tuzluluk binde 17-18'de kalır.
Başlıca Akarsular:
Tuna Nehri (Avrupa)Dinyeper ve DinyesterKızılırmak (1.355 km)YeşilırmakSakarya NehriÇoruh Nehri
Türkiye'nin Balığını Veren Deniz
Nehirlerin taşıdığı mineral ve besin tuzları, üstteki 100 metrelik suyu plankton bakımından çok zenginleştirir. Bu plankton hamsi, çaça, palamut ve istavrit gibi sürü hâlinde yüzen balıkları besler; Türkiye'nin denizlerden avladığı balığın yaklaşık üçte ikisi Karadeniz'den çıkar. Kıyıda Filyos, Samsun ve Trabzon limanları Kafkasya ve Orta Asya'ya giden transit ticarette önemli yer tutar.
Balıkçılık
Türkiye'de hamsi ve küçük sürü balıkları avcılığının merkezi.
Liman ve Lojistik
Samsun, Trabzon, Filyos ve Hopa limanlarından Karadeniz ülkeleriyle ticaret.
Enerji ve Maden
Sakarya Gaz Sahası'nda açık denizden doğal gaz çıkarılıyor.
Dağla Deniz Arasına Sıkışan Şehirler
Kuzey Anadolu Dağları kıyının hemen arkasından dik yükseldiği için tarım alanları ve yerleşmeye uygun düzlükler dar bir şeride sıkışmıştır. Bu yüzden Trabzon, Rize, Giresun ve Ordu gibi şehir merkezleri kıyı boyunca dizilir. 2025'te Karadeniz Bölgesi nüfusunun yaklaşık %72'si denize kıyısı olan 11 ilde yaşıyordu. Kırsalda ise eğimli arazi ve bol su, Türkiye'nin en tipik dağınık köy yerleşmesini ortaya çıkarmıştır.
Karadeniz'in suyunun yaklaşık %90'ında oksijen yoktur: yaklaşık 200 metrenin altındaki su hidrojen sülfürle doludur ve orada balık yaşayamaz. Canlıların çoğu üstteki ince katmanda yaşar. Bu ince katman üç yönden baskı altında: Tuna gibi büyük nehirlerin taşıdığı tarım gübresi ve sanayi atığı (ötrofikasyon), aşırı avlanma ve gemilerin balast suyuyla gelen istilacı türler. Bunların en bilineni taraklı denizanası Mnemiopsis leidyi.
Oksijensiz tabakanın sınırı: kirlilik artarsa bu tabaka yukarı doğru yükselebilir.
Ötrofikasyon: nehirlerden gelen fazla fosfat ve nitrat alg patlamasına ve oksijen tükenmesine yol açar.
Kıyı aşınması ve aşırı avlanma: hamsi stokları kaldırabileceğinden fazla avlanıyor.
Karadeniz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Karadeniz'in 200 metre altında neden canlı yaşamaz?
Karadeniz'e dökülen bol tatlı su yüzeyde hafif bir katman oluşturur; dipte ise boğazlardan gelen ağır, tuzlu Akdeniz suyu durur. Yoğunlukları farklı olduğu için bu iki su karışmaz; aradaki kalıcı sınıra piknoklin denir. Yüzeydeki oksijen dibe inemez. Dipteki organik artıkları oksijensiz yaşayan bakteriler ayrıştırır ve bu sırada zehirli hidrojen sülfür açığa çıkar.
Karadeniz neden Türkiye'nin en az tuzlu denizi?
Tuna, Dinyeper, Dinyester ve Kızılırmak gibi büyük nehirler denize sürekli tatlı su taşır. Hava bulutlu, nemli ve serin olduğu için de buharlaşma azdır. İkisi birlikte tuzluluğu binde 17-18'de tutar.
Karadeniz'de falez neden bu kadar yaygın?
Kuzey Anadolu Dağları kıyıya paralel uzanır ve dik bir yamaçla denize iner; deniz de birden derinleşir. Açık denizden gelen fırtına dalgaları sığ bir alanda yavaşlamadan dağ eteğine çarpar ve yamacın altını oyar. Üstteki kaya çöküp düşer, geride dik bir kıyı uçurumu kalır: falez ya da yalıyar.
Diğer Denizler
Diğer üç deniz de aynı sırayla anlatılıyor: yer şekilleri, iklim, kıyılar, akıntılar, akarsular, ekonomi, nüfus ve çevre.