Antarktika
Güney Kutbu'nu merkezine alan ve yaklaşık 14,2 milyon kilometrekarelik yüzölçümüyle yeryüzünün en güneyindeki kıtası olan Antarktika, yüzeyinin yüzde 99'undan fazlasını örten devasa buz kalkanıyla gezegenin en yalıtılmış coğrafyasıdır. Kalıcı bir yerli nüfusu bulunmayan kıta, yalnızca uluslararası araştırma istasyonlarında dönüşümlü olarak çalışan bilim insanlarına ev sahipliği yapar. 1959 tarihli Antarktika Antlaşması ile askeri faaliyetlerden arındırılan kıta; barışa, bilime ve uluslararası işbirliğine adanmış yeryüzündeki tek tarafsız kara parçasıdır.
Antarktika'nın Yeryüzü Şekilleri ve Coğrafi Konumu
Kıtayı baştan başa kat eden Transantarktik Dağları, coğrafyayı Doğu ve Batı Antarktika olmak üzere iki ana kütleye ayırır; Doğu kesimi yüksek ve kadim bir buzul platosu iken Batı kesimi ise buzun altında parçalı adalardan oluşur. Ellsworth Dağları'ndaki 4.892 metrelik Vinson Masifi kıtanın zirve noktasıdır.
Ortalama buz kalınlığının 2 kilometreyi aşması nedeniyle Antarktika, yeryüzünün ortalama yükseltisi en fazla olan kıtasıdır; Güney Kutbu noktası da 2.800 metre rakımlı bu kutup platosu üzerinde yer alır. Buz örtüsünü delerek yükselen az sayıdaki aktif volkandan biri olan Ross Adası'ndaki Erebus Dağı, kalıcı lav gölüyle dünyanın en güneyindeki etkin yanardağdır.
Haritadaki Yeri
Antarktika: İklim ve Sular
Antarktika'da İklim
Antarktika, yeryüzünün en soğuk, en fırtınalı ve en kurak kıtasıdır. 21 Temmuz 1983'te Vostok İstasyonu'nda ölçülen eksi 89,2 santigrat derece, standart meteorolojik ölçüm tarihindeki dünya rekoru olmayı sürdürür.
İç platoya düşen yıllık yağış (kar eşdeğeri) yalnızca birkaç santimetre düzeyinde kaldığı için kıta devasa bir kutup çölüdür; yağan karın erimeden milyonlarca yıl birikip sıkışması bugünkü buz kalkanını meydana getirmiştir. İç kesimden kıyılara doğru dik yamaçlardan hızla boşalan katabatik fırtına rüzgarları saatte yüzlerce kilometre hıza ulaşabilir.
Antarktika'nın Hidrografyası
Gezegenin yüzey tatlı su rezervinin yaklaşık yüzde 90'ını buz halinde hapseden Antarktika buz kalkanı, yaklaşık 30 milyon kilometreküp buz hacmine sahiptir. Bu dev kütlenin tamamı eriseydi dünya deniz seviyesi yaklaşık 58 metre yükselebilirdi.
Buz örtüsünün okyanusa taştığı kıyılarda Fransa büyüklüğündeki Ross Buz Sahanlığı gibi devasa yüzen buz platformları oluşur. Kilometrelerce kalınlıktaki buz tabakasının tabanında ise jeotermal ısı ve yüksek basınç altında sıvı kalan yüzlerce buzul altı göl keşfedilmiştir; bunların en büyüğü olan Vostok Gölü, milyonlarca yıldır dış dünyadan tecrit edilmiş eşsiz bir ekosistemdir.
Antarktika: Yönetim ve Nüfus
Yönetim
Antarktika üzerinde hiçbir devletin genel kabul görmüş egemenliği yoktur. Kıtanın kesimleri üzerinde yedi ülkenin ileri sürdüğü toprak iddiaları bulunur ve bu iddialar antlaşma düzeninde askıdadır. 1959 Antlaşması'nın IV. maddesi bu iddiaları ne tanır ne reddeder; antlaşma yürürlükte kaldığı sürece yeni iddia ileri sürülemez, mevcut iddialar genişletilemez ve mevcut durum olduğu yerde donar.
Antlaşma 1 Aralık 1959'da Washington'da imzalandı ve 1961'de yürürlüğe girdi. İmzacılar, 1957-58 Uluslararası Jeofizik Yılı'nda kıtada çalışan on iki ülkeydi. Antlaşma, 60 derece güney enleminin güneyinde kalan bütün alanda geçerlidir. Bugün sisteme taraf olan ülke sayısı 58'dir; bunların 29'u karar alma yetkisine sahip danışman taraftır.
1991'de kabul edilen ve 1998'de yürürlüğe giren Çevre Protokolü, Antarktika'yı "barışa ve bilime adanmış doğal rezerv" ilan eder. Protokolün 7. maddesi, bilimsel araştırma dışında her türlü mineral kaynak faaliyetini yasaklar.
Bu yasağın bir süre sınırı yoktur. "2048'de madencilik serbest kalacak" biçimindeki yaygın bilgi yanlıştır: 2048, protokolün genel gözden geçirme konferansının talep edilebileceği tarihtir, yasağın kendiliğinden sona ereceği tarih değil.
Nüfus ve Yerleşme
Antarktika'da kimse kalıcı olarak yaşamaz. Kıtadaki insan varlığı, ülkelerin işlettiği araştırma istasyonlarından ibarettir; bunların bir bölümü yıl boyu açıktır, bir bölümü yalnızca yaz mevsiminde çalışır.
Nüfus mevsime göre değişir. Kışı kıtada geçirenlerin sayısı bin kişi civarındadır, yaz aylarında bu sayı birkaç katına çıkar. Ulaşım ve ikmal deniz buzunun durumuna bağlı olduğu için istasyonların çalışma takvimi de mevsime göre kurulur.
Kıtada istasyon ya da kamp işleten ülkeler çok sayıdadır ve Türkiye de bunlardan biridir. Türkiye 24 Ocak 1996'da Antarktika Antlaşması'na taraf oldu; Çevre Protokolü Türkiye bakımından 27 Ekim 2017'de yürürlüğe girdi. Ulusal Antarktika Bilim Seferleri Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumluluğunda ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda yürütülür. Seferlerde kullanılan Türk Bilimsel Araştırma Kampı, Horseshoe Adası'nda kurulan geçici bir tesistir.